Prof. Uçar, 'Alman eğitim sistemi göçmenleri dışlıyor'
Almanya'da eğitim sorununun çözülmesi için köklü bir reforma ihtiyaç olduğunu belirten Prof. Ali Uçar, Alman eğitim sisteminin yabancı öğrencileri dışladığını ve sınıfsal bir yapıya dayandığını söyledi.
ALMAN eğitim sisteminde köklü reform yapılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Ali Uçar, “Alman eğitim sisteminin tek dilli, kültürlü ve dinli sınıfsal yapıya sahiptir. Eğitim sistemindeki sorunun çözülmesi için çok kültürlü, çok dilli ve dinli eğitim sistemine geçilmesi zaruridir” diyerek aksi halde ülkenin eğitiminde başarı sağlanamayacağını söyledi.
Berlin'de yapılan okul reformuyla Hautschule ve Realschule'nin 'Sekundarstufe' adında birleştirmesinin genelde sorunların çözümünde etken olmayacağını kaydeden Prof. Uçar, bu uygulamayla sadece görünüme makyaj yapılmıştır. Hala Sonderschule yabancılar arasında çok vahim. Burada Alman öğrencileri de zarar görüyor. Fakat en çok etkilenen yabancı öğrencilerdir. Esas olan Alman eğitim sisteminde baştan aşağı reform yapıp, birlikte eğitimi geliştirmektir. Aksi halde bu sistem öğrenciyi psikolojik olarak etkiliyor. Öğrencinin öğrenme motivasyonu düşüyor, davranış bozuklukları başlıyor. Çocuk okula karşı soğuyor ve okula geç veya hiç gitmemeye başlıyor” dedi.
Sonderschule nedir?
Sonderschule'nin değişik bölümleri var. Fiziksel engelli çocuklar ile öğrenmede güçlük çekenlerin gittiği okullardır. Bu okulun ismi toplumda dışlanma ve etiketlenme etkisi yapınca ismine 'Teşvik Edilmesi Gereken Öğrenciler Okulu' Sonderschule für Lehrnbehinderte Förderschule)ismi verildi ve hala sorunlar çözülmüş değil.
Sorun sizce nedir ve nereden kaynaklanıyor?
1877'de her 100 Alman'dan 3,9'u ve her 100 yabancıdan 4,1'i bu okula giderken, 2007'de bu sayı her 100 Alman çocuğundan 4'ü, her yüz yabancı çocuktan da 7'si bu okula gidiyor. Bunun yanında iki Almanya'nın birleşmesinden sonra yabancı öğrencilerin okul durumunda bir düzelme olmadığı gibi daha da kötüleşmiş durumdadır. Almanya genelinde Sorderschulelere gidenlerin sayısı 400 bin iken, Türklerin sayısı 23 bin 870 ve sayı gün geçtikçe çoğalıyor. Buna önlem almak ve sorunu çözmek gerekir. Bunun yolu da eleyici ve dışlayıcı eğitim sisteminden feragat etmek gerekir.
Sonderschule'ye giden öğrenciler sizce gerçekten öğrenme güçlüğü çekenler mi?
Bu okula gidenler genelde işçi sınıfı, fakir ve toplumun alt tabakasından gelenlerin çocuklarıdır. Ayrıca öğrenme güçlüğü çekme sözü çok muğlak bir kavramdır. Öğrenmede güçlük çekme kavramı bilimsel olarak tarif edilemediği için bunda keyfilik söz konusudur. Okula, öğretmene ve bölgeye göre çocuklar kişisel takdire bağlı olarak bu okullara itiliyorlar. Bu çocuklar Sonderschule etiketini yedikten sonra bunların meslek öğrenmeleri toplumda işyeri bulmaları ve başarılı olmaları imkansızdır.
Alman eğitim sistemi yabancıları dışladığını ve işe yaramadığını mı söylemek istiyorsunuz?
Almanya'daki okul sistemi yüzde 60'lık bir oranla hiç işe yaramayan gençler yetiştiriyor. Alman eğitim sistemi yabancıları dışlıyor ve bu çok büyük hatadır. Bilim adalı, pedagog olarak bu uygulama kafalarımızda büyük soru işaretleri yaratmaktadır.
Alman eğitim sitemi sizce çok kültürlü mü?
Alman eğitim sistemi tek kültürlü ve dilli bir sisteme dayanıyor. Başka kültür ve sistemlere bir şans tanımıyor. Aslında Alman toplumu çoğulcu ve çok kültürlü olmasına rağmen okuldaki eğitim sistemi tek dil, tek kültür prensibinde direniyor. Öğretmenler de buna göre yetiştirildiği için sorun çözülmüyor. Kısacası Alman eğitim sistemi sınıfsal bir yapıya dayanıyor.
Sonderschule'ye alınnan öğrenciler zeka testinden geçiriliyor. Sizce bu testler uygun değil mi?
Okulda öğrenciler zeka testinden geçiriliyor. Fakat bu testler yapılırken çocuğun kültürü, dili veya inançları göz önüne alınmadan Alman kriterleri ve kültürel kavramlarına göre test yapılıyor. Bu ortamda Avrupa kültürüne göre bir test yapılırsa bunu Türk kültüründen gelen bir çocuğa uygulandığında sağlıklı bir sonuç çıkmaz. Bu insanı yanlış bir saptamaya götürür. Bir test kültürden ve dilden bağımsız yapılamaz. Eğer bir çocuğun zekasını ölçüyorsan, mutlaka o çocuğun yetiştiği kültür ortamının bilinmesi gerekir.
Anne ve babalar Sonderschule okulu hakkında bilgileri var mı?
Anne ve babalr bu konuda çok duyarsız ve yaptığımız bir araştırma sonuçlarına göre Sonderschule'ye çocukları giden anne ve babaların yüzde 80'inin çocuğunun bu okula gittiğini bilmediğini ortaya çıkardı.
Sizce okul ve eğitim konusunda esas görev devlete mi yoksa velilere mi düşmektedir?
Eğit konusunda ilk görev devletindir. Devlet anne ve babayı eğitim konusunda bilgilendirmesi gerekir. Devletin eğitimden elini çekmesiyle yük anne ve babaların omzuna düşmektedir. Böyle olunca da eğitim konusunda bilgisi olmayan ailelerin çocukları perişan olmaktadır. Devlet, 'eğer aile bunları bilmiyorsa bizim danışma yerlerimiz var, gidip oralardan öğrenin' diyor. Bu da yanlış bir görüş aile bu sorumlulukta ve bilinçte olmaması veya Almanca bilmemesi bunu engelliyor.
Nedir başarılı eğitimin reçetesi?
Eğitim ciddi bir konudur ve özellikle de sanayileşmiş Alman toplumunda bu çok önemlidir. Devlet anne ve babayı birinci derecede aile programına alması gerekir. Okulun anne ve babaları eğitmesi gerekir ve anne ile babalara en yakın devlet örgütü okuldur. Çok kültürlü öğretmen, uzman pedagog, sağlık uzmanı, sosyal pedagog, okul psikologu anne ve babayı da bu işe katarak çocukların eğitiminde başarı sağlanır.
Göçmen çocuklarının eğitimdeki başarısızlığı sizce nereden kaynaklanıyor? Bu çocukların yeteneksiz olduğuna mı, yoksa sosyal bir sorundan mı kaynaklanıyor?
Eğitimdeki başarısızlık genelde sosyal bir sorundur. Bu kelimeyi kullanınca bazı Alman çevreleri rahatsız oluyor. Bunu da anlamakta güçlük çekiyorum. Burada bir örnek verecek olursak Sonderschule'ye giden öğrenciler arasında ilk sırayı yüzde 8 ile İtalyanlar, yüzde 7,4 ile 2. sırada Yunanlılar ve yüzde 7 ile de Türk çocukları üçüncü sırada yer alıyor. Bunları bilmeden bu çocuklara aptal damgası vurmak ayıptır. Bir sorunun nedeni sosyal ve toplumsal bir sorun ise, bunun çözümü de sosyal önlemlerle gerçekleştirilebilir.
Alman tarafındaki bazı kişiler bunu kültürel bir sorun olarak mı görüyor?
Bazıları meseleyi kültürel bir soruna çeviriyorlar. Bir yerde de bu insanlar köy kültüründen, kırsal kesimden geldi. Çocuğunu döver, gözünü açtırmazlar. Bir yerde o kültürden gelen insanların çocukları aptal olduğu için eğitimde başarılı olamıyorlar gibi saçma bir fikirleri var. Halbuki sosyal yapısı zayıf olan kent ve bölgelerde yaşayan Alman çocuklarının da eğitim sorunu var ve Marzahn'da farklı değil. Bu sorun ne kültür, ne dil ne de etnik bir sorundur. Bu toplumsal ve daha da doğrusu sosyo ekonomik bir sorundur. Kısacası Alman toplumunun fakir kesimiyle yabancı-göçmen işçilerinin çocuklarının büyük bir kısmı aynı kategoridedir. Zira, zengin olan veya ekonomik durumu iyi olan Türk çocuklarının eğitim sorunu hemen hemen yok gibi.
Okul bu eşitsizliği daha da derinleştiriyor mu?
Almanya'da eşit eğitim hakkı ve fırsat eşitliği var denmesine rağmen, okul sosyoekonomik sorunu derinleştiriyor. Bir yerde okul fakir çocukları Sonderschule ve Hauptschule'ye gönderiyor. Bunu tabii ki, direkt yapmıyorlar ve test yapıyoruz gibi bir gerekçenin arkasına sığınıyorlar. Okullara bunu önleme konusunda ne yaptığını sorduğumuzda da, 'Veli toplantısı ile ilgili mektubu Türkçe'ye çevirdik ve ailelere gönderdik' gibi saçma bir gerekçe ileri sürüyorlar.
Sizce buradaki okul sistemi tek dilli ve kültürlü çocuklardan yana mı?
Alman okul sistemi toplumun gerisinde kalmış ve istekleri yerine getirmiyor. Alman eğitim sistemi toplum bana uysun gibi bir görüşü var ve pedagojik eğitimde kural bu değildir. Okulun topluma uyması, gerçeklerini dile getirmesi ve ona göre eğitim programı hazırlaması gerekir. Okulun tek kültürlü, dilli ve dinli eğitimden ayrılıp çok kültürlü eğitim sunması gerekir. Küçük reformlar eğitim sistemini düzlüğe çıkarmaz. Berlin'de tek okul sistemi 'Sekurdarstufe' denen eğitim sistemiyle kozmetik bir değişikler yapılmıştır ve sorunlar hala çözüme kavuşturulmamıştır.
PİSA konusunda ne diyeceksiniz?
PİSA araştırmalarından sonra Alman eğitim sistemi dünyada müthiş eleştiriye uğradı. Kısacası herkes sorunun çözülmesi için sistemde köklü bir değişiklik yapılması gerektiğine işaret ediyor. Eğitim sistemi öğrencileri 4. ve 10. sınıfta elemektedir, bu da insanlık hasiyetine ters bir girişimdir. Berlin okul sisteminde liseye değilmiyor. Bu ne demek? Zengin, burjuva çocuklarının gittiği lise devam edecek ve çocuklar yine eleme sistemiyle eşit eğitim sisteminden yararlanamayacak.
Röportaj: Süleyman SELÇUK
Editör: Aysun ŞAHİN-FRISCH
|